Kekova
in , ,

Kekova; Cennetten Bir Köşe

Üçağız Köyü, Batık Şehir ve Kaleköy

Likya Medeniyeti’nin izlerini taşıyan Kekova’da gezilecek yerlere geçmeden önce Kekova neresi, onu bir netleştirelim. Çünkü bize denk gelen; Üçağız ile Kekova aynı yer mi, Kaleüçağız neresi, burası hiç adaya benzemiyor neden Kekova Adası deniyor, Kekova Köyü de mi var gibi pek çok kafa karışıklığı var.

Şimdi 3 farklı yer var; Üçağız, Kekova Adası ve Kaleköy. İlk olarak gideceğiniz yer Üçağız Köyü; aracınızı parkedeceğiniz otopark, tur otobüslerinin sizi bıraktığı yer ve Kekova tekne turları‘nın kalktığı yer burası. Resmi adı tam olarak hangisi bilemiyoruz ama Üçağız Köyü ve Kaleüçağız mahallesi olarak da biliniyor. Köyün karşısında Kekova Adası var. Bölgeyi meşhur yapan ve bu kadar tekne turu düzenlenmesinin en büyük nedeni olan Batık Şehir‘in olduğu yer, Kekova Adası. Bir de Kaleköy var; Üçağız’ın yan tarafında kalıyor ve tekne turlarının uğradığı önemli noktalardan biri de bu köy.

Tekne turlarının Kekova Turu olarak adlandırılması sebebiyle, Üçağız, Kaleköy ve Kekova Adası’nı içine alan bölge Kekova olarak adlandırılıyor, Kekova Körfezi diyen de var ama o kadar da karıştırmayalım. 🙂 Ancak şu anda pek çok kişi Kekova ya da Kekova Köyü dediğinde Üçağız Köyü‘nü kastediyor. İyice kafamız karıştı özet geç diyenler için kısa açıklama: aslında Kekova diye bir yer yok herkes kafasına göre bir yerlere Kekova diyor. 🙂

Kekova’da Gezilecek Yerler

1- Kekova Adası

Küçük ve kayalık bir ada olan Kekova Adası, kıyılarında bulunan ve denizin altında kalan şehir kalıntıları sebebiyle Batık Şehir olarak biliniyor. Tekne ile geçerken; bir kısmı suyun üstünde bir kısmıda suyun altında bulunan merdivenleri, çatıları, kapıları ve diğer kalıntıları görebiliyorsunuz. Kekova Adası, M.S. 2. yüzyılda olan depremler sonucunda ana karadan koparak oluşan bir ada, bahsetmiş olduğumuz Batık Şehir kalıntıları da bu depremler sonucunda suyun altında kalmış.

Batık Şehir

2- Kaleköy (Simena)

Karadan da ulaşımı olan Kaleköy, Üçağız Köyü’nün hemen yanında yer alıyor. Lafa böyle enteresan başlamamızın bir nedeni var 🙂 Kaleköy, her yerde yalnızca denizden ulaşım olan bir köy olarak anlatılıyor. Hatta Üçağız’a geldiğiniz gibi adım başı Kaleköy’e gitmek ister misiniz diye soruyorlar, karadan ulaşım yok yalnızca tekneyle gidiliyor diyorlar ve sizi fahiş fiyatlarla tekne kiralamaya ikna etmeye çalışıyorlar. Evet denizden ulaşım daha kolay ama Kaleköy’e karadan da ulaşım var. Araçla ulaşım yok denmiş olsa doğru ama yalnızca tekneyle ulaşım var gibi bir yanılgıya düşmeyin. Tek yapmanız gereken Üçağız mezarlığının olduğu noktaya kadar arabayla gelmek, burada aracınızı park edebileceğiniz uygun yerler var. Ardından 15 dakikalık bir yürüyüşle Kaleköy’e ulaşabiliyorsunuz.

Kaleköy

Kaleköy, Simena Antik Kenti üzerine kurulması sebebiyle Simena olarak da bilinen bir Likya kenti. Eğer Kekova tekne turuna katılacaksanız Kaleköy’de verilen mola tüm her yeri gezebilmeniz için yeterli. Zaten yapılacaklar ve gezilecek yerler sınırlı. Öncelikle Simena Kalesi’ne gidebilirsiniz, zaten kaleye çıkana kadar köyün bir kısmını da dolaşmış olacaksınız. Mümkünse kalenin en üstüne kadar çıkın, emin olun gördüğünüz manzara sonrasında yorulduğunuza değdiğini hissedeceksiniz. Bu arada depremler sonucunda denizin ortasında kalan lahit de muhakkak dikkatinizi çekecektir.

Simena Kalesi’ne giriş 17,5 TL ve müze kart geçerli. Bazı noktalarda gişe yok, biz nasıl olduğunu anlamasak da herhangi bir gişeden geçmeden girdik.

Simena Kalesi

Dönüşte de keçi sütünden yapılmış ev yapımı dondurmalarından alarak yorgunluğunuzu giderebilirsiniz. Bunun dışında Kaleköy’de göreceğiniz şeyler otel ve restoranlar olacak. Oturup yemek yemeyi ya da yüzmeyi düşünmüyorsanız tekne turunda verilen mola yeterli olur.

Kaleköy Dondurma

3- Theimussa Antik Kenti

Üçağız Köyü’nün kuzeyinde bulunan kalıntılar, Kekova Antik Kenti olarak da bilinen Theimussa Antik Kenti’ne ait. Şu anda kule kalıntıları ve kaya mezarları görebileceğiniz bu antik kentin tarihi net olarak bilinmiyor. Ancak eldeki bilgilerle M.Ö. IV. yüzyıla kadar dayandığı söyleniyor.

4- Aperlai Antik Kenti

Küçük bir Likya liman kenti olan Aperlai Antik Kenti’ne, Likya yolu üzerinde yaklaşık 7-8 km yürüyerek ya da Üçağız’dan tekne kiralayarak ulaşabiliyorsunuz. Kekova tekne turları Aperlai’ye gitmiyor, bunu özellikle belirtelim.

Antik kentte 2 adet hamam ve 2 adet Bizans kilisesi kalıntısı saptanmış. Kaleye girişi sağlayan kapılardan bazıları biraz daha iyi korunmuş olsa da tamamı tahrip edilmiş durumda. Ayrıca Aperlai‘de çok fazla Likya Lahiti de bulunuyor. Rıhtım kısmı ise şu an sular altında kalmış. Aslında sahip çıkılmış olsa bir Batık Şehir de burada var ama şu an Aperlai, defineciler tarafından talan edilmiş durumda.

5- Gökkaya Koyu

Karşısındaki Kisneli Ada ve Asırlı Adası sayesinde daha da korunaklı bir hale gelen Gökkaya Koyu, teknelerin en uğrak noktalarından bir tanesi. Günübirlik turların yanında gece konaklamalı olan turlar da Gökkaya Koyu’nda en az bir gece geçiriyor. Kekova’daki diğer koylara ve denize girilebilecek yerlere kıyasla Gökkaya’nın suyu biraz daha soğuk. Koyun altındaki soğuk su kaynaklarından denize karışan su, deniz suyunun sıcaklığını da düşünüyor.

Gökkaya Koyu’nda denizin rengi çok güzel ama görüş mesafesi çok düşük, muhtemelen bunun sebebi de deniz suyuna tatlı su karışması.

Gökkaya Koyu

6- Korsan Mağarası

Mağara girişini gördüğünüzde neden buraya Korsan Mağarası dediklerini anlayabiliyorsunuz. Gökkaya Koyu’ndaki Asırlı adasında bulunan Korsan mağarasına neredeyse tüm tur tekeneleri uğruyor. Teknelerin çoğu mağaranın giriş kısmına kadar geliyor ve yakından görme şansınız olabiliyor. Bazı tekneler ise burada mola verip kano ile mağaranın içini gezme imkanı tanıyor. Ancak mağaranın içinde görmeniz gereken herhangi bir oluşum yok, o nedenle içine girmenin çok bir esprisi yok.

Korsan Mağarası

7- Hamidiye Koyu

Yakın tarihte de önemli bir yere sahip olna Hamidiye Koyu’nun kıyı şeridinde kaya mezarları gibi Likya kalıntıları da bulunuyor. Konum olarak Kaleköy’e oldukça yakın; bazı tekneler Kaleköy’den çıkınca yanında geçerek koyu tanıtıyor, bazıları ise dönerken Hamidiye Koyu’nda mola veriyor.

Hamidiye Koyu, oldukça korunaklı bir koy olması sebebiyle Balkan Savaşı sırasında Rauf Orbay‘ın komutasındaki Hamidiye Zırhlısı, 2 gün boyunca bu koyda saklanmış. Koy, ismini bu zırhlıdan alıyor.

Hamidiye Koyu

8- Akvaryum Koyu

Denizin rengine diyecek sözümüz yok yani Akvaryum Koyu ismini hak ediyor. Görüş mesafesi de çok iyi, cam gibi desek yeridir ama enteresan bir şekilde denizin dibinde görülecek herhangi bir şey yok. Ne bir balık, ne bir kayalık, öyle dümdüz suyun dibini görüyorsunuz. 🙂 Belki de bize öyle denk gelmiştir, bilemiyoruz. 🙄

Akvaryum Koyu

9- Tersane Koyu

Kekova Adası, sit alanı olduğu için yüzmek ve dalış yapmak Tersane koyu dışında her yerde yasak. Yoğun zamanlarda tekneler burada mola veremiyor ama şanslıysanız tekneniz buraya demir atıyor ve burada yüzerek ya da karaya çıkarak batık şehir kalıntılarını inceleyebiliyorsunuz.

10- Karaloz Koyu (Salyangoz Koyu)

Bölge halkı tarafından Salyangoz Koyu olarak da adlandırılan Karaloz Koyu, Kekova adasının açık denize bakan tarafında bulunuyor. Bu haliyle diğer Kekova koylarından ayrılıyor. Girişi uzaktan kendini saklamış gibi korunaklı bir koy, dolayısıyla durgun bir denize sahip.

Karaloz koyu yukarıdan bakıldığında tilki şeklini andırıyor, tilkinin burnu ve kulakları diyebileceğimiz kısımlar küçük koylar oluşturuyor.

11- Esmeralda Koyu

Kekova koylarının tümünde suyun rengi muhteşem ama Esmeralda Koyu bir başka güzel. Tekne turu sırasında koyu yeşil – koyu mavi arası rengi ile sizi etkileyen bir koy olursa bilin ki burası Esmeralda koyudur. İnsanın izlemekten denize girip yüzesi gelmiyor ama siz yine de kendinizi suya bırakın, çünkü burada yüzmek de çok keyifli.

12- Burç Koyu

Esmeralda koyundan çıkıp Gökkaya koyuna doğru giden teknelerin bazıları Burç Koyu‘nda hiç durmuyor. Ancak kesinlikle mola verilmesi gereken bir yer. Burç koyuna geldiğinizde kıyıya doğru insanların toplandığını görürseniz şaşırmayın, güzelleşmek için kükürtlü kaynak suyunun olduğu yere gidiyorlar. 🙂

Burç Koyu

13- Çamlık Koyu

Gökkaya koyunun çıkışında çok dar ama güzel bir koy. Burada da yer altı suları sebebiyle deniz suyu, Kekova’daki diğer koylara göre biraz daha soğuk. Çamlık Koyu çok dar bir koy olduğundan genellikle günübirlik tekne turları burada mola vermiyor.

Çamlık Koyu

14- Buzağılık Koyu

Çamlık koyundan sonra Demre yönündeki ilk koy, tam olarak Kapaklı köyünün altında kalıyor. Buzağılık Koyu, dar yapısı sebebi ile büyük tur tekneleri için çok uygun değil. Ancak özel bir tekne kiraladıysanız tur teknelerinin kalabalığından kaçmak için tercih edebilirsiniz.

Kekova Tekne Tekne Turu

Yukarıda gördüğünüz gibi Kekova’da gezilecek yerlerin sayısı hiç de az değil ama buna rağmen 1 günde gezebileceğiniz bir yer. Çünkü karadan değil de denizden geziyorsunuz. Yalnızca Theimussa Antik Kenti’ne karadan gitmeniz gerekiyor, o da neredeyse Üçağız Köyü’nün merkezinde, yani burada konaklayacağınızı varsayarsak rahatlıkla gidebiliyorsunuz.

Kekova tekne turları, ilk olarak Akvaryum Koyu’na gidiyor ve burada yüzme molası oluyor. Ardından Kekova adasına gidiyor ve kıyıdan yavaş yavaş ilerliyor. Bu sayede batık şehiri yakından görebiliyorsunuz. Denizin altını daha net görmek için altı cam olan tekneyi de tercih edebilirsiniz. Sonrasında genellikle Tersane Koyu‘nda bir yüzme molası oluyor. Ardından Kaleköy’e yanaşıyor ve burada uzun bir mola oluyor. Sonrasında yukarıdaki koyların bazısının yanından geçiyor bazısında ise yüzme molası veriyor. Tekne yoğunluğuna göre mola yerleri değişse de hepsi Korsan mağarası‘na uğruyor ve genellikle Gökkaya Koyu‘nda yüzme ve yemek molası oluyor.

Kekova Adası

Kekova’daki tekne turlarındaki yemekler ızgara balık değil de genellikle sulu yemek tarzında oluyor. Biz katıldığımızda bezelye, meyhane pilavı, yoğurtlu patlıcan, makarna ve tavuk vardı. Alıştığımız tekne turu yemeklerinden değildi ve bizim çok hoşumuza gitti.

Kekova Tekne Turu Yemekleri

Kekova tekne turu fiyatı 150 TL, tabii yoğun zamanlarda fiyatlar 200 TL’ye kadar çıkıyor. Yine de pazarlık yapmayı unutmayın.

Kekova Otelleri ve Pansiyonları

Bölgeye genel olarak baktığınızda konaklama alternatifinin en çok olduğu yer Üçağız Köyü ama Kaleköy’de de çok güzel butik oteller ve pansiyonlar var. Kekova Adası, Batık Şehir nedeniyle koruma altında olduğundan konaklamayı bırakın adaya çıkmak bile yasak.

Çok fazla konaklama alternatifinin olmamasının en büyük nedeni, Üçağız Köyü’nde denize girilecek yer bulunmaması. Zaten şöyle bir tavsiyemiz var; Kekova’da nerede kalınır sorusunu sormadan ve Kekova otellerini ve pansiyonlarını araştırmadan önce ilk olarak Kekova’da konaklamaya gerek var mı sorusunu kendinize sorun. Mesela gündüz denize girip, güneşleneyim falan diyorsanız Kekova böyle bir yer değil. Genellikle Kekova bölgesine gelenler en fazla 2 gün kalıyor; akşam gelip bir gece kalıyor, ertesi gün Kekova tekne turuna katılıyor ve bir gece daha kalıp ertesi gün sabah erkenden kaçıyor. Zaten fazlası sıkıcı olur, 2 gece gayet yeterli. Otel ya da pansiyon seçiminizi yapmadan önce hem Üçağız’daki hem de Kaleköy’deki otelleri ve pansiyonları anlattığımız yazıya göz atmak için tıklayın.

Biz son gidişimizde Kekova Camping’te kaldık, burayı seçmemizin özel bir nedeni yok. Gitmeden önce Kekova kamp alanları‘nı araştırdığımızda başka bir kamp alanı olmadığını gördük, pansiyonda ya da otelde kalmak istemedik. Dolayısıyla ya Kekova Camping’e gidecektik ya da Kekova’da konaklamaktan vazgeçecektik. Biz genel olarak memnun kaldık diyebiliriz ve kamp alanı ile ilgili tüm detayları Kekova Camping yazımızda detaylı olarak anlattık, muhakkak göz atın.

Simena

Kekova’da Yeme – İçme İpuçları

Kaldığımız süre boyunca Kekova’nın farklı restoranlarını denemeye çalıştık ancak severek yediğimiz ve aklımızda kalan yemek kesinlikle tekne turunda yediğimiz yemekti. Bir de Gönül Pansiyon‘un otlu gözlemesi gerçekten güzeldi. Bir balık yemeden dönmeyelim derseniz direkt olarak Hassan Restaurant‘ı önerebiliriz.

Bunların dışında da öyle çok fazla seçeneğiniz yok. Balık restoranları var tabii ki ama genelde Kekova’da uzun konaklamalar olmadığı için işletmeler bir gelen nasıl olsa bir daha gelmeyecek mantığı ile çalışıyor. Arada illa ki bizim bilmediğimiz istisnalar vardır ama siz yine de dikkatli olun.

Kekova Nerede?

Antalya’nın Demre İlçesine bağlı olan Üçağız Köyü, Kaş ile Demre’nin arasında bulunuyor.

  • Kaş ile Kekova arası 35 km ama yol biraz virajlı ve 45 dk kadar sürüyor.
  • Demre ile Kekova arası 20 km ve 30 dk’da gidilebilecek bir yol.
  • Kekova, Antalya merkezine biraz uzak yaklaşık 160 km.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Göcek Koyları

    Turkuaz Renkli Denizi ile Göcek Koyları

    Kharkiv

    Ne Kiev, Ne Lviv; Favorimiz Kharkiv