Garipçe; İstanbul’da Bir Balıkçı Köyü

Garipçe Köyü gezi rehberi, kahvaltı mekanları, gezilecek yerler, Garipçe Kalesi

Garipçe

Yıllar önce gittiğimizde İstanbul’da böyle yerler kaldı mı ya! diye iç geçirdiğimiz bir yerdi,2-3 tane kendi halinde restoran vardı ve hepsi de gayet güzel hizmet veriyordu. Sonra kahvaltı konusunda popüler olmaya başladı ve Garipçe kahvaltı mekanları sayısı da arttı. En son gittiğimizde ise Garipçe’nin de sonunun geldiğini ve yazın gitmenin mantıklı olmadığını gördük, özellikle de kahvaltı yapmaya gitmenin çılgınlık olduğuna karar verdik.

Şimdi, madem bu kadar kötü bir yer niye bu yazıyı yazdınız diye düşünebilirsiniz. 😀 Aslında kötü değil fakat insanların beklentileri çok farklı. Şöyle kalıplaşmış bir beklenti var; haftasonu İstanbul’a yakın bir köye gidip, organik ürünlerle köy kahvaltısı yapalım, otantik köy evlerini görelim, organik sebzemizi meyvemizi alalım, hatta süt ve köy yumurtamızı da alıp, bol bol fotoğraf çekip huzur içinde evimize dönelim. Bu beklenti içerisinde Garipçe’ye gittiyseniz yanlış yerdesiniz. İşin kötüsü beklenti bu olunca burada yaşayanlar da beklentiyi karşılamaya çalışıyorlar; organik sebze, meyve, süt ve köy yumurtası satıyorlar. Komik olansa ortada ne tarla, ne inek, ne de tavuk var. 😀

Biz Garipçe’yi daha çok konumu güzel olan bir balıkçı köyü olarak tanımlıyoruz, kışın giderseniz hırçın karadeniz dalgalarını izlemek bile keyif verir. Beklentilerinizi gözden geçirebilmeniz için Garipçe gezilecek yerler ve Garipçe kahvaltı mekanları gibi diğer tüm detayları yazımızda bulabilirsiniz.

Garipçe Köyü’ne Ne Zaman Gidilir?

Aslında yukarıda ne zaman gidilmeyeceğini söyledik ama biraz daha fazla detay vermek istiyoruz. Şimdi öncelikle köy merkezi çok küçük olduğu için restoran sayısı da az, dolayısıyla yaz aylarında ve hafta sonu giderseniz hem çok zor yer bulabilirsiniz hem de zaten düşük olan kalite yoğunluk sebebiyle iyice düşer. Kısacası pişmanlık yaşayabilirsiniz.

Ayırca yaz aylarında köyün içinde ciddi bir trafik sıkışıklığı olur ve girerseniz çıkmanız çok zor. Zaten yazın yollar tek yön oluyor ve köyün bir tarafından girdiğiniz zaman geri dönme şansınız yok. Bütün köyü dolaşıp diğer taraftan çıkmanız gerekiyor. Köyün gençleri tabiri caizse değnekçi olmuş ve aracınızı yolun ortasına parkediyorlar, bir de park ücreti ödüyorsunuz. Evet vale falan değil bildiğiniz değnekçiye arabanızın anahtarını emanet etmek zorunda kalıyorsunuz çünkü araba park edecek yer yok. Restorana gidecekseniz en azından vale var, tabii onlar da gelişigüzel yolun ortasına parkediyor.

Başlık Garipçe’ye ne zaman gidilir ama farkettik ki sadece ne zaman gidilmez onu anlattık, artık nasıl ağzımız yandıysa. 🤣 Özetleyecek olursak yazın gitmeyin, bahar aylarında da gitmeseniz iyi olur, yani Garipçe Köyü’ne kışın gidilir diyebiliriz.

Garipçe Yeme – İçme

Balıkçı köyü olmasına rağmen balık restoranlarından çok Garipçe kahvaltı mekanları öne çıkıyor. Çünkü insanlar Garipçe Köyü’ne genellikle hafta sonu kahvaltı için geliyor. Şöyle bir gerçek var ki alkol olmayınca balık restoranlarına talep az oluyor, Garipçe köyünde de alkollü restoran yok. Bu yüzden balık restoranları kahvaltıya ağırlık vermişler. Çok fazla işletme yok, zaten aşağıda restoran ve kahvaltı mekanlarının hepsine yer verdik ama genel olarak şunu söyleyebiliriz; restoran sayısının azlığına karşılık talebin fazla olması maalesef kaliteyi düşürüp fiyatları arttırıyor. Yoğun zamanda gitmezseniz, ortamın güzelliği bir şekilde fiyatı ve kaliteyi görmezden gelmenizi sağlayabilir. Ancak yine de beklentiyi çok yüksek tutmamanızda fayda var.

Garipçe Kumsal Restaurant

Konum olarak baktığımızda oldukça güzel olduğunu söyleyebiliriz, masalar tam olarak denizin dibinde. Çalışanları da gayet güler yüzlü ve oldukça ilgililer ama güler yüzün garantisi olmadığını da unutmamak lazım. Hafta içi sakin bir zamanda güler yüzlü olan biri hafta sonu yoğunluğunda o kadar da güler yüzlü olmayabilir.

Kahvaltı biraz pahalı ama genel olarak Garipçe kahvaltı fiyatları düşünülürse ortalama diyebiliriz. Serpme kahvaltının içeriği biraz zayıf, yani aç kalmazsınız ama öyle köy reçelleri, trabzon tereyağı falan beklemeyin. Serpme kahvaltı fiyatı 80 TL, kişi başı fiyat ama enteresan bir şey var; tek kişi alamıyorsunuz. Aslında menüye 2 kişilik serpme kahvaltı 160 TL deseler çok daha mantıklı olurmuş. Kahvaltı tabağı gibi bir seçenek yok dolayısıyla tek kişi olursanız tek tek sipariş verip kendi tabağınızı oluşturmanız gerekiyor. Ancak peynirin 12 TL olduğunu düşünürseniz çok pahalıya gelir.

Garipçe Kumsal Restaurant, kahvaltıdan ziyade yemek için de tercih edilebilecek bir mekan. Balıklar günlük ve taze oluyor, deniz levreği güzel ama siz gittiğinizde hangi balığın mevsimiyse onu tercih edin.

Açıkçası genel olarak baktığımızda Garipçe Kumsal Restaurant, önerebileceğimiz bir yer diyebiliriz. Ancak tavsiyemizi Garipçe Köyü standartlarına göre verdiğimizi unutmayın, yani kötünün iyisi desek daha doğru olur. Biz burada balık yemek için ya da kahvaltı etmek için kalkıp Garipçe’ye gitmeyiz ama gitmişsek ve yemek yiyeceksek tercihimiz burası olur.

Garipçe Aydın Balık

Kumsal Restaurant’ın hemen yanında bulunan Garipçe Aydın Balık Restaurant, denize sıfır ve neredeyse denizle iç içe masaları var ama tahmin edebileceğiniz gibi bu masalara oturabilmek için çok erken gitmeniz gerekiyor.

Garipçe Aydın Balık‘ta kişi başı serpme kahvaltı fiyatı 100 TL. Sıcak olarak menemen ya da muhlama oluyor ama 100 TL’lik bir kahvaltı için menü biraz zayıf kalıyor. Kahvaltı gibi balık fiyatları da yüksek ama en azından balıklar taze. Meze çeşidi biraz az olsa da alkolsüz bir işletme için normal bir durum.

Hemen önünde otopark olması büyük bir avantaj. Ayrıca kış için kapalı alanı da var ve içeride yanan soba ile güzel bir atmosferi oluyor.

Garipçe Reis Balık

Yine manzarası ve konumu güzel bir mekan. Ancak maalesef Garipçe Reis Balık ile ilgili söyleyeceğimiz iyi şeyler bu kadar. Çünkü servis kötü, çalışan azlığından mı yoksa başka bir sebebi mi var bilemiyoruz. Ancak servis kötü olunca her şey etkileniyor. Mesela çay, kahvaltı bitince geliyorsa kahvaltı çok güzel olsa ne olur ya da servis yavaşlığından soğuk gelen bir balık, taze olmuş, bayat olmuş fark eder mi?

Asma Altı Kahvaltı ve Balık Evi

Deniz manzarasından vazgeçerseniz, biraz daha kafe konseptine sahip olan Asma Altı Kahvaltı ve Balık Evi‘ni tercih edebilirsiniz. Ancak kafe görüntüsü sizi yanıltmasın, menüde kahvaltı ve balık dışında bir şey yok.

Menü ve lezzet konusunda yıllardır değişmeyen bir yer, henüz Garipçe çok bilinmezken gitmiştik o günden bu zamana menü ve lezzetler hala ortalama, değişen tek şey fiyatlar olmuş. 😀 Ancak bu haliyle bile sahildeki işletmelerden daha ucuz ve kahvaltısı çok daha iyi. Ayrıca güler yüz ve hizmet kalitesi anlamında da daha iyi, yalnız bakın ‘daha iyi’ derken sadece diğerlerinden bir adım önde olduğunu söylüyoruz.

Şöyle de bir durum var; Garipçe sahilindeki işletmeler, oturup bir kahve içelim dediğinizde sizi kabul etmiyor. Asma Altına da tam kahvaltı yoğunluğunda giderseniz kapıdan dönebilirsiniz ama gün içinde giderseniz oturup bir şeyler içebileceğiniz en güzel yer burası. Tabii yemek yemeyen müşterinin burada da sevilmediğini unutmayın. 🤣

Bülbültepe

Sahil kenarında olmasa da tepede olduğu için güzel bir deniz manzarasına sahip, ayrıca köy içinin kalabalığına girmenize gerek kalmıyor. Önünde ücretsiz otoparkı da var.

Serpme kahvaltıda çeşit sayısı fazla ama ürün kalitesi ortalama diyebiliriz. Yine de sahildeki işletmelerden aşağı kalır yanı yok.

Garipçe Kalesi

Garipçe gezilecek yerler arasında en önemlisi olmasının yanında şunu da söylemeliyim ki artık Garipçe’ye gelmek için kalan tek sebep, Garipçe Kalesi. Evet, yukarıda kahvaltı mekanlarını ve Garipçe restaurantlarını da anlattık ancak hem kahvaltı hem de yemek için en güzel yer Garipçe Kalesi. Bir sandviç yapın ya da bir simit alın yanına da bir termos çay, oturun Garipçe Kalesi’nin ucuna ve boğazın karadenizle kavuşmasını izleyerek kahvaltınızı edin. Hava soğuksa daha da güzel çünkü çok daha sakin olur arabanızda oturup manzaranın tadını çıkarın. Burada manzarayı bozan tek bir yer var o da 3. köprü, onu da mecburen görmezden geleceksiniz başka çare yok.

Cenevizliler zamanında yapılan Garipçe Kalesi’ninkonumu gerçekten muhteşem. Ancak her yer pislik içinde ve tahrip edilmiş durumda. Kalenin gezilecek bir yeri maalesef kalmamış. Üzülerek söylüyoruz ki tek güzel şey kalmış o da manzara.

Garipçe Nerede? Nasıl Gidilir?

Avrupa Yakasında bulunan Garipçe Köyü, Sarıyer’e yaklaşık 10 km mesafede. Boğazın karadeniz ile birleştiği yer olarak gözünüzde canlandırabilirsiniz. Yavuz Sultan Selim köprüsünün avrupa yakasındaki ayaklarının hemen yanında.

Kendi aracınızla gidecekseniz; Sarıyer’den Rumeli Fenerine doğru ilerleyin, Rumeli Feneri’ne gelmeden Garipçe Köyü tabelaları karşınıza çıkacak. Bu yola girdikten sonra köy merkezi çok yakın. Otobüs kullanmayı düşünüyorsanız; Sarıyer’den Rumeli Feneri otobüslerine binmeniz gerekiyor. 30 dakikada bir otobüs bulunuyor.

Günübirlik rotalar için bizi takip etmeyi unutmayın.

Çıktık YolaAnka ile tekrar yollarda! 🌍 Kamp, kayak ve gezi rotası önerileri 🙋‍♀️🙋‍♂️

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    İstanbul Piknik Alanları

    İstanbul Piknik Alanları