in

12 Soruda Küba

Küba ile ilgili aklınıza takılan tüm sorulara cevap veriyoruz.

Küba deyince aklınıza ilk ne geliyor? Birbirinden renkli evler mi rom mu yoksa salsa mı? Biraz daha ciddi düşünecek olursak hatta Dünya’da komunizmin en net uygulanabildiği ve ayakta kalmaya çalıştığı ülke de diyebiliriz. Bunların üzerine suç oranının çok düşük olduğu ve dünyanın en güvenli ülkelerinden biri olduğuna da ekleyebiliriz. Son olarak, unutmadan söyleyeyim müthiş bir denizi var. Eee tabi sonuçta bir Karayip adası Küba. 🙂 Gitmek için hala tereddüt eden yok, değil mi?

Küba tatili dönüşünde aklımızda kalan tek şey keşke daha önce gelseydik oldu. Turizmin en önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmesiyle birlikte elbette ki Küba da değişmiş ve kısmen de olsa gelişmiş. Kısmen dememin en önemli nedeni Havana bölgesinin turistik olması nedeniyle diğer yerlerden oldukça farklı olması. Market mi arıyorsunuz? Havana’da en az 2-3 tane bulabilirsiniz. Ancak Trinidad gibi merkezden uzaklaşıp Küba’nın içlerine gittiğinizde karnelerle alışveriş yapan insanları göreceksiniz.

Bu yazımızda Küba’ya gitsek mi gitmesek mi, Komünizm de ölmüş diye düşünen, Küba’yı araştıran ve merak eden insanların sorularını cevaplamak istedik. Umarız rahat rahat karar almanızda bu soruların yardımı dokunur. Farklı birşey öğrenmek isterseniz de sosyal medyadan ya da yazının altına yorum bırakarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Haydi şimdi 12 soruda Küba’yı; bu kendine has ülkeyi ve insanlarını tanıyalım.

1. Küba Nerede?

Küba’ya gitme kararı vermeden önce Unesco araştırmasına istinaden “Dünya’nın En Çok Görülmek İstenen Ülkesi” olduğunu bilmiyordum. Gerçekten de bu araştırmanın hakkını verircesine güzel bir ülke Küba; Karayipler’de bulunan bir ada ülkesi ve Meksika körfezinin girişinde bulunuyor. Coğrafi konum olarak da oldukça avantajlı. Miami sadece 500 km. uzaklığında. Sanki iç hatlardan uçuyormuşçasına Meksika ve Amerika’dan akın akın turistler Küba’ya geliyor.

2. Küba’ya Ne Zaman Gidilir?

Bu güzel Latin Amerika ülkesine yılın her ayı gidilebilir. Çünkü sıcaklık ortalama 26 derecenin altına düşmüyor. Ancak yağmurlu dönemi dikkate almakta fayda var. Küba’yı ziyaret etmek için en uygun aylar Ocak – Mayıs arası. Mayıs itibariyle yağmurlar başlıyor ve Ekim ayına kadar şiddetlenerek yağıyor. Siz hangi dönemde gittiniz derseniz Haziran ayı başında gittik. Sadece akşamüstleri 15 dk.lık ortamı serinleten bir yağmur yağdı. Ama yağmurun çok şiddetli yağdığını da söylemem gerekir. Ne şemsiye ne yağmurluk o yağış altında gezinmeniz için yeterli olacaktır. Yağmur işi biraz da şans. Ocak ayında gidip her gün yağışlı havaya maruz kalan kişiler de var. Türkiye’de nasıl iklim bu kadar değişiyorsa aynı durumun orada olduğunu da söyleyebiliriz.

3. Küba’da Yaşam Nasıl?

Latin ve ada ülkesi olmasının getirdiği etki ya da siz salsa ve romdan deyin insanları aşırı huzurlu ve rahatlar. 🙂 Hem nasıl olmasınlar ki? Gelecek kaygıları yok, geçim kaygıları yok. Bizi gün içerisinde tüketen hiçbir şey onlara uğramıyor. Tabi stres de yok..

Çok yoğun bir komünizm görmeyi bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Tüm Dünya’da komünizm hakim olmadan sadece Küba’nın uyguluyor olması oldukça zorlayıcı. Devlet vatandaşlarına bakıyor, evet. Maaşlar arasında ciddi bir uçurum da yok. Herkes belli bir gelire sahip. Taa ki turizm bu kadar artana kadar. Söylentiler turizmin getirdiği gelir adaletsizliğin ülke içerisinde zaman zaman huzursuzluğa yol açtığı yönünde. Hal böyle olunca devlet ne kadar turizm kontrol altında tutmak için acentalar organize etse de yolda sadece fotoğraf çektirmek isteyeceğiniz purolu Küba kadınları 1 fotoğraf için 1 CUC istiyor. Bunu doktorun aylık maaşının 90 CUC olması ile orantılayın. Turizmde oldukça büyük bir gelir var.

Bir de Küba’nın şehirleri arasında da komünizm ile ilgili farkı düşünceler yaygın. Örneğin Havana tarafında yaşayan Kübalılar emperyalist düzenin daha iyi olduğu algısına kapılmışlar. Çünkü gelen turistlere baktıklarında hepsinin iyi bir gelire sahip olduğunu düşünüyorlar. Kıyafetlerden tutun da kullandıkları telefona kadar bakıyorlar. Ancak o telefonu almak için ya da öyle bir tatile çıkabilmek için nasıl çalıştıkları, nelere maruz kaldıkları ya da çektikleri stresle ilgili hiçbir fikirleri yok. Apple cihazlara ya da farklı türdeki akıllı telefonlara özeniyorlar. Bizse şu anda – eminim bu yazıyı okuyan sizler de böyle düşünüyorsunuzdur. – gelecek kaygısının olmamasını tercih ederdik.

Elbette ki rejimin devam etmesinde kişilerin de önemli bir payı var. Fidel Castro’dan sonra Raul Castro geçti, şu anda onun yönetimi hüküm sürüyor. Ancak herkesin aklında aynı düşünce var. Raul gidince komünizm etkisi azalacak mı? Karmaşa artacak mı şeklinde.. Umarım bu güzel ve örnek dolu ülke bununla sapasağlam başa çıkabilir ve huzurlu yapısını korumaya devam eder.

Gelecek kaygısının olmayışı, gelirde kısmi de olsa adil bir hakedişin olmasından ötürü Küba oldukça huzurlu bir ülke olarak anılıyor. Bir turist için böyle bir ülkede tatil yapıyor olmak da önemli.

4. Küba’da İnsanlarla Anlaşabilir Miyim?

Bir kere şunu söyleyebilirim ki onların sizinle anlaşmak gibi bir derdi yok, o konuda çok rahatlar. Küba’nın resmi dili İspanyolca. Bilmediğinizi el kol hareketleriyle anlatmanıza rağmen onlar size İspanyolca anlatmaya devam ederler. Tabi bu turizmle uğraşmayan kesim için geçerli. Turizmle uğraşanlar rahatlıkla anlaşabileceğiniz bir İngilizce’ye sahipler.

Devrim Meydanı

5. Küba’ya Turla Mı Gitmeliyiz Yoksa Bireysel Mi?

Herhangi bir yere turla gitmenin elbette ki rahatlığı oldukça fazla. Uçak bileti, vize vs. hiçbir şeyi düşünmüyorsunuz. Ancak maddi olarak baktığımızda Küba’ya turla değil de bireysel olarak gitmenin Temmuz 2019 itibariyle size kişi başı en az 500 $ lık bir karı olur. Tabi uçak biletlerini uygun fiyatlı yakalarsanız karınızı arttırabilirsiniz.

Küba uçak bilet fiyatları ortalama 4.000 TL’den başlıyor. Türk Hava Yolları’nı kullandığınızda gidiş yönü aktarmasız olarak 13 saat sürüyor. Dönüşte ise Venezuela’da bir aktarma yapıyorsunuz ve toplam uçuş süresi 17 saati buluyor.

Küba vizesini almak için Küba tarafından akredite olmuş turizm acentalarına başvurabilirsiniz. Hem prodesürsel işlemler olarak da sizi yormayacaktır. En az 6 ay geçerli pasaportunuz, seyahat sigortanız, gidiş dönüş uçak biletiniz, oteliniz ve vize ücreti ile hızlıca vize alabilirsiniz. Bu vize ortalama 1 günde çıksa da siz son güne bırakmayın yine de. 🙂  Vize ücretini konsolosluk en son 200 TL civarında belirlemişti ancak bu ücret dönemsel olarak değişiklik gösterebiliyor.

Tatilinizi planladığınız anda Küba’dan sizi orada gezdirecek rehber kiralayabilirsiniz ya da oraya gittiğinizde eğer Havana’da kalıyorsanız her şey elinizin altında olacağı için rehbere de ihtiyacınız olmayacaktır. Havana’dan 8 saat uzaklıktaki Trinidad’a bile Havana’dan tur bulunuyor. Pazarlık kabiliyetiniz yüksekse ve orta seviyede İngilizce biliyorsanız rahat edebilirsiniz. Onlar kapıyı örneğin 30 CUC’dan açarlarsa en az 20 CUC’a kadar zorlayın.

Ancak bireysel gitmenin bazı dezavantajları da olacaktır. Ne kadar turistik olursa olsun genellikle müzelerde ve tarihi alanlarda sadece İspanyolca açıklamalar bulunuyor. Eğer bir rehberiniz yoksa internetiniz de o anda olmadığı için o yerle ilgili hiçbir bilgiye erişemiyorsunuz. Havana’nın tam merkezindeki meşhur Devrim Müzesi’nde bile bulunmuyor. Ya gitmeden önce çok net herşeyi öğrenmelisiniz ya da yerel bir rehber ayarlayıp onunla gezmelisiniz.

Ulaşım konusu da maalesef biraz sıkıntılı. Otobüslerle ben adayı turlarım, araba kiralamama gerek yok derseniz tüm saatlerinizi otobüse göre ayarlamanız gerekecektir. Bir kere akşam vakitlerinde otobüs yok. 🙂 Bu nedenle ya bir oradaki bir turla anlaşın ya da özel bir araba kiralayın.

Bireysel gitmenin bir diğer riskli noktası da ülkede kredi kartı kullanımı olmadığı için tüm paranızı yanınızda taşıyor olmanız gerekecek. Sadece bir balığın 10 CUC, 1 litre suyun 2 CUC olduğunu düşünürsek bu yüksek bir mebla edebilir. Dikkatli olmakta fayda var.

6. Küba Pahalı Mı?

Küba’daki fiyat aralıkları ile ilgili söyleyebileceğim tek şey bir Avrupa ülkesinde yemeğe içmeye ne kadar harcıyorsanız Küba’da da bir o kadar harcayacaksınız. Kokteyller 3 – 5 CUC arasında değişiyor. Yemek fiyatları ve aperatifler 5 – 15 CUC arasında gidip geliyor. 1 saat internet için 1 CUC ödemeniz gerekecek. Suya 1 – 3 CUC arasında harcama yapacaksınız.

Hediyelik eşyalarda eğer resim alma niyetiniz varsa büyük boyutların fiyatı 75 CUC civarı, tahta oymalar 10 CUC’tan başlıyor; 100 CUC’a kadar gidiyor. Gelmeden önce tüm bu maliyetleri düşünerek yanınıza alacağınız parayı hesaplayabilirsiniz.

Küba’nın bu arada 2 tip para birimi var. Biri CUP yani yerel halkın kullandığı para birimi. Diğeri ise CUC, sadece turistlerin kullandığı para birimi. 1 CUC 25 CUP ediyor ve paralar birbirine oldukça benziyor. Bu nedenle alışveriş yaparken renkli olanın CUC temsil ettiğini unutmamak ve parayı geri aldığınızda mutlaka kontrol etmeniz çok önemli.

7. Küba’da İnternet Var Mı?

Artık telefonundan 5 dk. bile ayrı kalamayan bizler için internet kullanımı da oldukça kritik oluyor. Bu sorunun cevabı evet. İnternet var ancak sadece belirli noktalarda. Örneğin Havana’da otellerde var, Trinidad’da merdivenlerin olduğu çay bahçesinde var. İnternete girebilmeniz için bu noktalara gitmeniz internet kartı almanız gerekiyor. Yukarıda bahsettiğim gibi bunun fiyatı 1 CUC. 1 saat boyunca girebilirsiniz. İnternet hızı da oldukça kötü olduğu için instagrama fotoğraf atmanız uzun sürecektir. 🙂

8. Küba’da Ne Yenir?

İçiniz rahat olsun; Küba’da aç kalmanız mümkün değil. Çok güzel okyanus balığı, karidesi, tavuğu ve eti var. Tayland ya da diğer baharatı aşırı kullanan ülkeler gibi de olmadıkları için yemekleri bizim damak yapımız için de oldukça uygun.

Buraya kadar gelmişken özellikle balık yemenizi (fish of the day) ya da karidesli yemeklerden tatmanızı öneririm. Kendine has bir mutfağı ya da özel bir yemeği yok, evet ancak aç kalacağınız bir ülke değil.

Tatlı olarak genelde krem karamel gibi tatlar var ya da pelte tarzı şekerlemeler var. Ama mutlaka yemeğin üstüne getirdikleri şahane kahvelerden için. Küba kahvesi sertmiş ancak bana bile içimi kolay geldiyse çoğu kahve aşığını mestedecektir.

Küba Gezi

9. Küba Temiz Mi?

Küba’nın sokakları emin olun İstanbul’dan çok daha temiz. Konakladığınız yerler eğer otel ise temiz ancak yapılar ve mobilyalar genel itibariyle eski. Bu çok temiz değil algısı yaratabilir sadece.

Elbette ki Küba’da da streed food var. Yerel halkın yemek yemek için tercih ettiği bu yerlerde mideniz alışkın olmadığı için zorlanabilirsiniz ya da yolda yürürken sizi bir restauranta çekmeye çalışıyorlarsa buraları riskli olabilir. Bu tarz yerlerde sabun çok olmayabiliyor. Yanınızda kağıt sabun taşımanız iyi olacaktır. Islak mendil kesinlikle alın.

Ben ister istemez Phuketle temizlik açısından kıyaslıyorum. Ondan bin kat daha temiz olduğuna sizi temin edebilirim.

10. Küba’da Bir Şeye İhtiyacım Olursa Ne Yapmam Lazım?

Özellikle Havana’da Pan American isminde çokça market bulabilirsiniz. Bu marketlerde kişisel ihtiyaçlarınızı ya da gıdasal yönden ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Ancak her ne olursa olsun Küba’da istediğiniz bir şeyi istediğiniz anda bulamama ihtimalini düşünerek bu tarz ihtiyaç olabilecek ürünleri yanınızda getirmeniz çok önemli.

Sürekli kullanmak zorunda kaldığınız ilaçlar haricinde ne olur ne olmaz tarzında ilaç almanız iyi olabilir. Benim aklıma gelenler ağrı kesici, ateş düşürücü vs. Normalde Küba sağlık alanında Dünya’ya öncü bir ülke olsa da insanlarla anlaşmak sıkıntılı olabilir ve bizdeki gibi etrafta ilaçların satıldığı eczaneler de bulunmuyor. Bu konuda risk almamanızı öneririz.

11. Küba’ya Giderken Yanımda Ne Götürmeliyim?

Burası çok ama çok önemli. O kadar yol gittikten sonra keşke şunu da alsaydım dememek için çok dikkatli okumanızı öneririz.

Bir kere hava sıcaklığı gündüzleri 25-33 derecede gidip geliyor, akşamları ise 18-24 dereceler arasında oluyor. Tropik bir iklim olduğu için ne zaman yağmurun indireceği belli değil. Bu nedenle yanınıza mutlaka yağmurluk veya şemsiye alın. Decathlon’da neredeyse tüm vücudunuzu kaplayabilecek yağmurluklar var.

Şapkasız kesinlikle dolaşmayın. Hem biraz nem hem de ciddi bir sıcaklık var. Güneş bizim buralara benzemiyor. Anında kavurabilir sizi. Bu nedenle 50 faktörlü bir güneş kremi almanız iyi olacaktır. 🙂

Amerika’ya ambargo her ne kadar azalmaya başlamış olsa da hala dolar bozdururken %10 komisyon alıyorlar. O nedenle yanınızda mutlaka Euro olsun.

Ne kadar para getireceğiniz de önemli. En çok merak ettiğiniz konu puro olsa gerek. Bu 70 eurodan başlıyor, sonu yok. 🙂 Eğer tüm yemekler de içinde olan bir turla gidecekseniz maksimum kişi başı 200 euro harcarsınız.

Kalem, defter gibi şeyler orada kolayca bulunamıyor. Fazla varsa yanınızda getirip orada ihtiyacı olanlara verebilirsiniz.

Her ne olursa olsun kabin içine tatiliniz boyunca size idare edebilecek kıyafet, çamaşır ve olmazsa olmaz ihtiyaçlarınızı alın. Valiz konusunda sıkıntılar yaşanabiliyor. Kabin içi valiz sınırı 12 kg, uçak altı sınır ise 23 kilo, yani bavullarınızın olabileceği maksimum yük bu. Bunu geçerseniz ücret ödeyebilirsiniz. Uçacağınız hava yolundan da bunu teyit edin deriz.

Küba’da otellere check-in saati 16.00. Buna göre ilk gün için yanınızda instalık kıyafet alın. 🙂

Drone kamera ile çekim yapmak kesinlikle yasakmış. Bu nedenle yok yere getirmeyin. Hatta telsiz vb. aletleri de içeri almıyorlarmış.

Tüm Türkler’in yana yakıla aradığı büyülü krem Alicia bizim gittiğimiz dönemde hiçbir yerde bulunamıyordu. Plasentadan yapılan Dünya’daki tek kremmiş ve göz bölgesi için çok etkili olduğu rivayet ediliyor. Fiyatı 8 – 15 Euro arasında değişiyor. Ben sadece 1 tane bulabildim, o da gece kremi idi. Henüz bir büyüsüne denk gelmedim. 🙂

Gelelim prizler konusuna. Küba’da Amerikan tipi prizler var. En güzeli genel, uluslararası bir dönüştürücü almanız. Biz Migros’tan aldık, çok da memnun kaldık.

12. Küba Rotası Nasıl Olabilir? Küba’da Gezilecek Yerler Nereler?

Küba’nın başkenti Havana ve Küba’nın nüfusunun ağırlıklı yaşadığı yer burası. Hastaneleri ve üniversiteleriyle, tarihi yapılarıyla en çok turistik noktalara da sahip aynı zamanda.

Havaalanı Havana’ya sadece 45 dk.lık bir uzaklıkta. Araç ya da taksi ile Havana’ya ulaşabilirsiniz. Buralara kadar gelmişken görmeniz gereken yerler; Devrim Meydanı ve Devrim Müzesi, El Capitolio (White House’a ne kadar da çok benziyor!), Morro Kalesi, Malecon Sahil Şeridi, Havana Ormanları, Paseo Del Prado Bulvarı ve “Milletlerini Özgürleştiren Liderler Parkı”nda Atatürk Büstü’nü ziyaret yaklaşık 3 saatinizi alacaktır. Ardından öğle yemeği için Old Havana’ya doğru yürüyüş yaparak ilerleyebilirsiniz. Yemek işi de bittiğinde San Jose El işleri Pazarı’na gelip hediyelik eşya alışverişinizi yapabilirsiniz. Envai çeşit resim, tahta oymalar tarzında hediyelik eşya bulabilirsiniz. Buraya kadar gelmişken puronun nasıl yapıldığını merak ediyorsanız puro fabrikasına da gidebilirsiniz. Burası devletin yönetiminde tamamen. İsmi Partagas Cigar Factory. Gitmeden önce National Hotel’den bilet almanızı öneririz.

Küba’nın biraz daha batısına gidip meşhur 120 metre yüksekliğindeki Mural de la Prehistoria’yı görüp Cueva Del Indio mağarasında yürüyüş yapıp botla turu tamamlayabilirsiniz.

Havana’da yapılacak en popüler şeylerden biri Amerikan arabalarıyla ya da Coco taksilerle şehir turu yapmaktır. Önerimiz çok da yanmamak için gün batımı saatlerini tercih etmenizdir.

Küba tarihinin en önemli kişilerinden biri elbette ki Che. Santa Clara şehrinde yer alan Che
Müzesi, Che Mozolesi ve Anıtını gezmenizi öneririz. Bu taraflara doğru gelmişken de buradan Trinidad’a geçip Casa Particular adı verilen Kübalıların kendi evlerinde konaklama deneyimini de yaşayabilirsiniz.

Biri Karayipler mi dedi? Eee artık biraz da dinlenme vakti. Varadero’ya geçin ve burada 5 yıldızlı otellerde konaklayarak tatili süper bir enerjiyle noktalayın. Antalya Lara bölgesine benziyor yapı itibariyle. Ancak deniz mükemmel. Şakır şakır yağmur yağarken bile denizin içinde üşümenize imkan olmayacaktır. 🙂

Umarız aklınızdaki sorulara cevap verebilmişizdir. Bizim için de mojito için!

Sevgiler..

Yazımı değerlendirin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yalıköy

Çatalca Yalıköy; Korsanların Eğlence Yeri

Piknik Sefası

Kahvaltı; Çatalca’ya Gitmek İçin En Güzel Bahane